同步至最新元数据

This commit is contained in:
fanbook-wangdage
2026-01-14 13:45:50 +08:00
parent 643262056b
commit 24e6877f45
702 changed files with 155703 additions and 4054 deletions

View File

@@ -894,7 +894,7 @@
{
"Id": 1234,
"Name": "Taşkının Kaynağı",
"Description": "Durin'in Element Patlaması Hasarı %40 artar. Ayrıca,<color=#FFD780FF>{LINK#T1231}Adamah'nın Kurtuluşu{/LINK}</color> Takımyıldızına bağlı olarak <color=#FFD780FF>Aydınlanma Döngüsü</color> kademesi tüketen etkiler tetiklendiğinde %30 ihtimalle Aydınlanma Döngüsü kademesi tüketilmeyebilir.",
"Description": "Durin'in Element Patlaması Hasarı %40 artar. Ayrıca, <color=#FFD780FF>{LINK#T1231}Adamah'nın Kurtuluşu{/LINK}</color> Takımyıldızına bağlı olarak <color=#FFD780FF>Aydınlanma Döngüsü</color> kademesi tüketen etkiler tetiklendiğinde %30 ihtimalle Aydınlanma Döngüsü kademesi tüketilmeyebilir.",
"Icon": "UI_Talent_S_Durin_05"
},
{
@@ -1296,7 +1296,7 @@
},
{
"Title": "Karakter Hikayesi 5",
"Context": "Venti'nin ona hediye ettiği rüzgarın taşıdığı Durin, Dvalin'e yetişti ve birlikte Rüzgaralan'ın üzerinde süzüldüler. Ve nihayet büyücünün yazdığı hikaye, beklediği bölüme ulaştı.\nBüyücülerin toplantılar için bir araya geldiği uzun masanın yanında duran Alice, Durin'in uzaklaşan silüetini izledi. Düşünceleri yıllar öncesine, yedisinin de katıldığı bir çay partisine gitti. Bu partiye çok sevinen Alice, anlık bir hevesle bir hikaye anlatma oyunu başlatmak istemiş ama bir tema seçerken zorlanmıştı. Aralarındaki yazar Anya'ya sordu, Anya ise ona basit ama güçlü bir cevap verdi: \"Sönmeyen Ateş\".\n\"Eğer bir gün fırsatım olursa hikayelerim aracılığıyla arkamda bir 'Sönmeyen Ateş' bırakmak istiyorum. Bir yazar olarak hayal edebileceğim en büyük hedef bu.\"\n\"'Sönmeyen Ateş' mi? O ne demek ki?\"\n\"Sanırım bu soruya her birimizin farklı bir cevabı var. Bunu bir hikaye anlatımı oyunu için mükemmel yapan da bu değil mi zaten? Misal ben hâlâ kendi cevabımı arıyorum.\"\nAnya doğrudan cevap vermedi. Kendi eserlerinde de sıkça yaptığı gibi, Alice'in merakını körükleyen gizemli bir ipucu bıraktı.\n\"Pekala o zaman, bu temayı seçelim! Her buluştuğumuzda sıradaki kişi kendi bölümünü yazacak. Hımm... Anya, son bölümü sen yaz. Hikaye sonuca ulaştığında cevabını benim için hazırlamış olursun herhalde.\"\nVe böylece oyun başladı. Açılışı yazmaya Alice gönüllü oldu: Küçük bir cadı, yaşlı cadının hazırladığı imtihanları tamamlamak için \"Sönmeyen Ateş\"i bulmak üzere bir yolculuğa çıktı.\nFakat Alice'in beklemediği bir şey oldu: Cadılar tekrar bir araya geldiğinde Anya vefat etmiş, tabutunda ebedi uykuya dalmıştı. Cadıların ve insanların zamanın akışını ne kadar farklı deneyimlediğini ve bunun Anya'yı ne kadar derinden etkileyeceğini yanlış hesaplamıştı. Bir sonraki bölümü beklemeyi umuyordu ama Anya çoktan yaşlanmıştı. Hikaye beşinci cilde ulaştığında Anya aralarından ayrılmıştı.\nAlice'in başlattığı masal, sırasıyla Barbeloth ve Rhinedottir tarafından ele alınan ikinci ve üçüncü ciltlerde fena halde yoldan çıkmaya başladı ama dördüncü ciltte Ivanovna sayesinde kısmen kurtarıldı. Fakat Nicole tarafından kaleme alınan beşinci ciltte, tek bir satırla alelacele sonuca bağlandı. Alice, Anya'nın vereceği cevabı asla öğrenemeyeceğini fark edince hüsrana uğradı.\nHikaye, Octavia ile bir dönüm noktasına ulaştı. Cadılar Meclisi, kuruluşundan bu yana Anya'nın vefatına kadar hiç kayıp vermemişti ve bu kayıp, ortalarda pek sık görünmeyen Octavia'yı toplantıya getirmişti. Yanında çoktan yazılmış olan altıncı cildi de getirmişti. Bu ciltte küçük cadıya ikinci bir şans verilmiş ve yaşlı cadıyla yeniden bir araya gelmişti.\n\"Sönmeyen Ateş gerçekten var olabilir.\" dedi.\nOctavia'nın hatırlatması üzerine Alice, dikkatini Anya'nın geride bıraktığı son esere, yani birlikte yarattıkları dünya olan Simulanka'ya çevirdi. Bu dünyada Durin adında bir ejderha, huzursuz ve belirsiz bir şekilde gelecekte gelebilecek mucizeleri bekliyordu. Anya'nın ona yazdığı olasılıklar, tıpkı diğer eserlerinde bıraktığı çözülmemiş konular gibi adeta sakince yanan bir alev gibi parlıyor, hikayenin dünyasını aydınlatıyor ve Alice'in merakını cezbediyordu. Alice bu aleve bakarken bir zamanlar Anya'ya verdiği sözü hatırladı.\n\"Görünüşe göre onun yazması gereken sonu yazmak bana düştü.\"\nVe böylece geçen yıllar içinde Alice sık sık gözlerini ejderhaya çevirdi. Bir zamanlar uğursuz bir ejderhanın adının yükünü taşıyan çocuğun başkalarından lütuflar almasını, hikaye dünyasından dışarı adım atmasını, yeni arkadaşlar edinmesini, masalın ötesindeki dünyayla bağlar kurmasını ve yoldaşlarıyla birlikte kadere meydan okuyup onu alt etmesini izledi. Sonunda ise onun Zalim Ejderha Durin'in hikayesini tamamen yeniden yazdığını ve Dvalin ile birlikte uçtuğunu gördü...\nAlice yeniden düşüncelere daldığında Anya'nın cevabını nihayet öğrendiğini fark etti.\n\"Anya, hikaye oyunumuzun sonunda da yazdığım gibi, aramızdaki en yetenekli kişinin sen olduğunu düşündüm hep.\"\n\"Geride pek bir şey bırakmayacağını söylerdin her zaman ama şimdi görüyorum... Bize bıraktığın o sönmeyen ateşi görüyorum.\""
"Context": "Venti'nin ona hediye ettiği rüzgarın taşıdığı Durin, Dvalin'e yetişti ve birlikte Rüzgaralan'ın üzerinde süzüldüler. Ve nihayet büyücünün yazdığı hikaye, beklediği bölüme ulaştı.\nBüyücülerin toplantılar için bir araya geldiği uzun masanın yanında duran Alice, Durin'in uzaklaşan silüetini izledi. Düşünceleri yıllar öncesine, yedisinin de katıldığı bir çay partisine gitti. Bu partiye çok sevinen Alice, anlık bir hevesle bir hikaye anlatma oyunu başlatmak istemiş ama bir tema seçerken zorlanmıştı. Aralarındaki yazar Anya'ya sordu, Anya ise ona basit ama güçlü bir cevap verdi: \"Sönmeyen Ateş\".\n\"Eğer bir gün fırsatım olursa hikayelerim aracılığıyla arkamda bir 'Sönmeyen Ateş' bırakmak istiyorum. Bir yazar olarak hayal edebileceğim en büyük hedef bu.\"\n\"'Sönmeyen Ateş' mi? O ne demek ki?\"\n\"Sanırım bu soruya her birimizin farklı bir cevabı var. Bunu bir hikaye anlatımı oyunu için mükemmel yapan da bu değil mi zaten? Misal ben hâlâ kendi cevabımı arıyorum.\"\nAnya doğrudan cevap vermedi. Kendi eserlerinde de sıkça yaptığı gibi, Alice'in merakını körükleyen gizemli bir ipucu bıraktı.\n\"Pekala o zaman, bu temayı seçelim! Her buluştuğumuzda sıradaki kişi kendi bölümünü yazacak. Hımm... Anya, son bölümü sen yaz. Hikaye sonuca ulaştığında cevabını benim için hazırlamış olursun herhalde.\"\nVe böylece oyun başladı. Açılışı yazmaya Alice gönüllü oldu: Küçük bir cadı, yaşlı cadının hazırladığı imtihanları tamamlamak için \"Sönmeyen Ateş\"i bulmak üzere bir yolculuğa çıktı.\nFakat Alice'in beklemediği bir şey oldu: Cadılar tekrar bir araya geldiğinde Anya vefat etmiş, tabutunda ebedi uykuya dalmıştı. Cadıların ve insanların zamanın akışını ne kadar farklı deneyimlediğini ve bunun Anya'yı ne kadar derinden etkileyeceğini yanlış hesaplamıştı. Bir sonraki bölümü beklemeyi umuyordu ama Anya çoktan yaşlanmıştı. Hikaye beşinci cilde ulaştığında Anya aralarından ayrılmıştı.\nAlice'in başlattığı masal, sırasıyla Barbeloth ve Rhinedottir tarafından ele alınan ikinci ve üçüncü ciltlerde fena halde yoldan çıkmaya başladı ama dördüncü ciltte Ivanovna sayesinde kısmen kurtarıldı. Fakat Nicole tarafından kaleme alınan beşinci ciltte, tek bir satırla alelacele sonuca bağlandı. Alice, Anya'nın vereceği cevabı asla öğrenemeyeceğini fark edince hüsrana uğradı.\nHikaye, Octavia ile bir dönüm noktasına ulaştı. Cadılar Meclisi, kuruluşundan bu yana Anya'nın vefatına kadar hiç kayıp vermemişti ve bu kayıp, ortalarda pek sık görünmeyen Octavia'nın toplantıya gelmesine vesile olmuştu. Yanında çoktan yazılmış olan altıncı cildi de getirmişti. Bu ciltte küçük cadıya ikinci bir şans verilmiş ve yaşlı cadıyla yeniden bir araya gelmişti.\n\"Sönmeyen Ateş gerçekten var olabilir.\" dedi.\nOctavia'nın hatırlatması üzerine Alice, dikkatini Anya'nın geride bıraktığı son esere, yani birlikte yarattıkları dünya olan Simulanka'ya çevirdi. Bu dünyada Durin adında bir ejderha, huzursuz ve belirsiz bir şekilde gelecekte gelebilecek mucizeleri bekliyordu. Anya'nın ona yazdığı olasılıklar, tıpkı diğer eserlerinde bıraktığı çözülmemiş konular gibi adeta sakince yanan bir alev gibi parlıyor, hikayenin dünyasını aydınlatıyor ve Alice'in merakını cezbediyordu. Alice bu aleve bakarken bir zamanlar Anya'ya verdiği sözü hatırladı.\n\"Görünüşe göre onun yazması gereken sonu yazmak bana düştü.\"\nVe böylece geçen yıllar içinde Alice sık sık gözlerini ejderhaya çevirdi. Bir zamanlar uğursuz bir ejderhanın adının yükünü taşıyan çocuğun başkalarından lütuflar almasını, hikaye dünyasından dışarı adım atmasını, yeni arkadaşlar edinmesini, masalın ötesindeki dünyayla bağlar kurmasını ve yoldaşlarıyla birlikte kadere meydan okuyup onu alt etmesini izledi. Sonunda ise onun Zalim Ejderha Durin'in hikayesini tamamen yeniden yazdığını ve Dvalin ile birlikte uçtuğunu gördü...\nAlice yeniden düşüncelere daldığında Anya'nın cevabını nihayet öğrendiğini fark etti.\n\"Anya, hikaye oyunumuzun sonunda da yazdığım gibi, aramızdaki en yetenekli kişinin sen olduğunu düşündüm hep.\"\n\"Geride pek bir şey bırakmayacağını söylerdin her zaman ama şimdi görüyorum... Bize bıraktığın o sönmeyen ateşi görüyorum.\""
},
{
"Title": "Ejderhanın Kalbi",